İSTİRİDYE AVCILARI

TROPİK KUŞU» veya «cennet kuşu» gibi kuş isimlerinin romantik bîr havası vardır. Başka kuş isimleri daha sade olup bahis konusu kusun, yiyeceğini nasıl elde ettiğini anlatır. «İstiridye avcısı» adı da bu sonunculardan biridir. Yağmurkuşlarından olmakla beraber, yakın akrabası olmayan bu tür, karnım doyuracağı vakit, sığ suda yürür, kabuğu açık duran bir istiridyeye veya midyeye rastladı mı kuvvetli ve keskin kenarlı gagasını bunun içine sokarak hayvanın etini keser, böylece kabuğunu kapamasını önlemiş olur.
«Haematopodidae» ailesini meydana getiren istiridye avcılarının altı türü hemen bütün dünyanın deniz kıyılarında bulunurlar. Doğu Yarımküresinde büyük akarsulardan içerilere de girerler. 40-42 santim uzunluğundaki bu iri gösterişli yağmurkuşlarımn siyahlı, beyazlı tüyleri, kırmızı bacakları ve gagaları vardır Çok kere sürü halinde dolaşırlar.
Kuşun dişisi kumsaldaki bir girintinin içine epey sayıda benekli yumurta yumurtlar. Bir insan yuvaya fazlaca yaklaştığı takdirde, kuluçkada oturan istiridye avcısının, yumurtalarını bacaklarının arasına sıkıştırarak teker teker başka yere taşıdığı söylenir. Normal olarak ürkek kuşlardırlar. Bir yabancının yuvalarına yaklaşması halinde ihtiyatı unutup etrafta uçmaya ve gürültülü sesler çıkarmaya başlarlar.
Yavrular büyüklerinden de mükemmel yüzücülerdir. İyi dalar, hatta suyun dibinde koşabilirler.
İstiridye avcıları, esaret hayatında, aralarına katıldıkları baÅŸka kuÅŸlarla gayet iyi geçinir, hatta onlara bile bekçilik yaparlar. En çok rastlanan tür yukarıdaki özellikleri gösteren ve Eski Dünya’nın kuzeyindeki ve güneyindeki birçok deniz kıyılarında görülen «adi istiridye avcısı» dır (Haematppus ostralegus).

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.