Archive for the ‘Bataklik Kuslari’ Category

BAÅžKA BAZI SU TAVUKLARI

Çarşamba, Eylül 26th, 2007

Gördüğümüz gibi su tavukları rutubetli alanları severler, «orman su tavuğu» (Rallina eurizonoides), gibi bazı türler, sık tropikal ormanların oldukça kuru sayılabilecek zemininde yaşarlar. Kurşunlu gri renkteki «iri ot su tavuğu» (Rallus torquatus), çok kere suya uzak tarlaları ziyaret eder.
Birçok su tavuğu türleri de okyanusun açıklarında, çok kere kurak olan minicik adalarda yaşarlar. Uçamayan »Wake Adası su tavuğu» nun (Rallus wakensis) bir tek garantili içme suyu kaynağı yardır: Yumuşakça kabuklarında biriken minik yağmur suyu birikintileri.
Bazı su tavukları da belli bir bölgeden çıkmaya çıkmaya kaybolurlar. Meselâ, uçamayan su tavuklarından iri «Notornis hochstetteri» 1949′da Yeni Zelanda’nın bir gölünün kıyısında keÅŸfedilmiÅŸtir. Halbuki uzmanlar bu su tavuÄŸunun soyu tükeneli yarım asır olduÄŸunu sanıyorlardı.
Sözün kısası su tavukları ailesi o kadar kalabalıktır ki, bazı kitaplarda «bataklık tavukları» «Porzana»,«sultan tavukları» (Porphyrio) vs. gibi ayrı ayrı gruplar halinde ele alınırlar.

SU YELVESİ

Çarşamba, Eylül 26th, 2007

(Rallus aquaticus)
«Su yelvesi», başından uzun gagası, oldukça uzun bacakları, kubbeli gözüken kısa ve güdük kanatları, çok kısa kuyruğu ve çok sık ve su geçirmeyen tüyleriyle dikkati çeker. Uzunluğu 29-30 santim kadardır. Dişi erkekten ufaktır, fakat rengi aşağı yukarı aynıdır. Su yelvesinin rengi, sarı fon üzerinde siyah beneklidir. Başının yanlan ve vücudunun alt tarafı mavimsi gridir.
Su yelvesi’nin yurdu Kuzey ve Orta Avrupa, Orta ve DoÄŸu Asya’dır. Göçlerinde Güney Avrupa’yı, Kuzey
Avrupa’yı ve Hindistan’ı ziyaret eder. İyi bir uçucu olmamasına raÄŸmen, kuzeyin tek tek adalarından Faröer adalarıyla İzlanda’da görülür.
Amerika’ya öz türlerden ÅŸu üç tanesi dikkate deÄŸer:
Rallus longirostris tuzlu bataklıklarda barınır. Tavuğun yarısı kadar kahverengi bir kuştur. Göçlerde alçaktan uçtuğundan çok kazaya uğrar. Birçok su tavukları gibi gıcırtılı sesler çıkararak danslar eder. Otlardan örülü yuvasını tuzlu bataklıklarda yerde bina eder.
»Erguvani su tavuÄŸu» (Porphyrula martinica), Yeni Dünya’nm sıcak kısımlarında yaÅŸayan parlak renkli bir türdür. Yaklaşık olarak 27-28 santim uzunluÄŸundaki bu kuÅŸ iyi yüzer ve su bitkileri tarafından boÄŸulmuÅŸ gölcüklere raÄŸbet eder. Su tavuklarının çoÄŸunluÄŸundan daha iyi uçar. Gagası koyu kırmızı, alnındaki kalkanımsi yapı mavimsidir. Yuvası, kamışlarla sazların arasında kamışlardan örülmüş bir plâtformdur. 4-10 yumurtası beyaz renkte ve kırmızımsı iÅŸaretlidir. Bu erguvani su tavuklarına sultan tavuÄŸu adı altında (Porphyrio porphyrio) DoÄŸu Afrika’da, aynı türden birçok çeÅŸitlere ise Güney Avrupa’da, Güney Rusya’da, Kafkasya’da, Filistin’de ve Kuzey Batı Afrika’da rastlanmaktadır.

SU TAVUKLARI

Çarşamba, Eylül 26th, 2007

BÜTÜN dünyaya yayılmış bir aile olan «sutavuğugiller» in 132 türü koşucu kuşlardır. Uzun bacaklanyle ayaklan ve ince vücutları sık bitkilerin arasından kolaylıkla süzülmelerine elverişlidir. Çoğu bataklıklarda yaasarsa da, bazı tropikal su tavukları ormanlık bölgelerde barınırlar. Parmakları boğumlu derili bazı su tavukları, ördekler kadar usta yüzücü ve dalıcıdırlar. Su tavuklarının genellikle kahverengi, sarı, kestane veya başka sade renklerden benekli veya lekeli bir tüy desenleri vardır. Fakat ailenin ender bazı üyeleri parlak bir erguvani renktedir.
Su tavukları’nm çoÄŸunun gürültülü naÄŸmelerden meydana gelmiÅŸ zengin bir repertuvarları vardır: Çıkardıkları ses bazen tüyler ürpertici bir ıslık, bazen de tavuÄŸumsu bir gıdaklama olmaktadır. Seslerinin bazen, kuÅŸun yönünü tesbit etmek isteyenleri aldatan vantriloÄŸumsu bir özelliÄŸi vardır.
Su tavukları’nın çoÄŸu mükemmel av kuÅŸlarıdır. Etleri çok lezzetlidir. Fakat uçma kabiliyetleri sınırlı olduÄŸu halde, avcılardan koÅŸup kaçmayı baÅŸarırlar. Avcılar bunu göz
önünde tutarak bataklıklarda sandalla dolaşmaktadırlar. Sandalların yaklaştığını gören su tavukları, koşacak yerde havalanmakta ve avcılara kolay bir hedef olmaktadırlar.
Gördüğümüz gibi, su tavukları gizliliği çok seven son derece ürkek kuşlardır. Sık otların arasında büyük hızla koşar ve ancak başka çareleri kalmayınca uçmaya kalkışırlar. Ufak kanatlarının olmasına rağmen, birçokları geceleri uzunca göçlere girişirler. Bu ailenin dünyanın hemen her tarafındaki uzak adalarda bir sürü türü vardır. Fakat ada türlerinin birçoğu uçma kabiliyetini tamamiyle kaybetmişlerdir.
«Rallidae» denilen bu ailenin üyelerinin yüksek, fakat yanlardan basılmış bir vücudu, orta uzunlukta bir boynu, ender olarak baştan uzun ,bir gagası, uzun parmaklı ayakları, katlanınca kuyruğun ucuna erişemeyen oldukça kısa ve yuvarlak kanatları vardır. Böcekler, bitki soğanları, tohumlar, solucanlar, su bitkileri, yumuşakçalar, bazen de kertenkeleler ve sıçanlarla beslenirler.

KOŞUCU TAVUKLAR -BÜTÜN EZİYET ERKEKLERDE

Çarşamba, Eylül 26th, 2007

KOÅžUCU TAVUKLARIN on altı türü de Eski Dünya’ nm sıcak kısımlarında yaÅŸar. 13-18 santim uzunluÄŸundaki bu kuÅŸlar minik bıldırcınlara benzerler, bundan ötürü de bazı memleketlerde «düğme bıldırcın» diye adlandırılmışlardır. DiÅŸi, erkekten daha iri ve daha parlak renklidir. KuÅŸ geleneklerine baÅŸka ÅŸekillerde de meydan okumaktadır: ÇiftleÅŸme zamanında sesini duyurarak kendine bir eÅŸ çağıran odur, üstelik kuluçkaya yatmak ve yavruları büyütmek vazifelerini de erkeÄŸe yükler. Yumurtalarını yumurtlayıp erkeÄŸini bunların üzerinde kuluçkaya oturttuktan sonra, diÅŸinin aynı vaziyeti ikinci bir eÅŸle de tekrarladığı sanılmaktadır.
Yerdeki otluk bir girintinin içindeki yuvanın bazen ottan bir kubbesi vardır. 3-5 yumurta koni biçiminde ve beneklidir. Havla örtülü olarak doğan yavrular, yumurtadan çıkar çıkmaz kusabilmektedir. Koşucu tavuklar böcek sürfeleriyle, böğürtlen gibi yemişlerle ve tohumlarla beslenirler. Yerine göre «hemipod» diye de adlandırılan bu yer kuşları, su tavuklarıyla akraba olup «Turnieidae» ailesini meydana getirirler.
Tabiat bilginlerinin Filipinlerde ve Yeni Gine’de inceledikleri koÅŸucu tavuklar son derece ürkektiler ve içerisinde yaÅŸadıkları yüksek otların
arasından bir türlü çıkmıyorlardı. Fakat yeteri kadar ürkütülünce, otların özerinde birkaç santim öteye kanat çırpıyorlar, sonra birdenbire
kendilerini gene otların içine bırakıveriyolardı.
Avustralya yakalı hemipodu» (Pedionomus), ailesinin öbür üyelerinden birçok bakımlardan ayrılır, bazen de ayn bir aile olarak ele alınır.

USTA YÜZÜCÜLER, UYUŞUK UÇUCULAR: YÜZGEÇ AYAKLILAR

Çarşamba, Eylül 26th, 2007

Y ÜZGEÇ AYAKLILAR», tropikal Güney Amerika’nın, Afrika’nın ve Asya’nın dalgıç kuÅŸuna benzer garip kuÅŸlarıdır. Su tavuklarınınkine benzer gagaları, boÄŸumlu derili ayakları, kısa bacakları, arkaya doÄŸru uzamış vücutları, uzun ve sivri kanatları vardır. «Heliornithidae» ailesinin sadece uç türü vardır. Bu çekingen kuÅŸlar suda gizlenirler. Bataklıklarda ve ormanlık bölgelerdeki akarsularda yaÅŸar ve suyun birkaç ayak yukarısındaki bir bitki kitlesinin içinde derme çatma yuvalarım bina ederler. Yüzgeç ayaklılar büyük bir kolaylıkla koÅŸabildikleri, yüzebildikleri ve dalabildikleri halde, uçmaya sıra gelince hantal ve tembel kesilirler. Havalanabilmek için boÄŸumlu derili ayaklarıyla hızlı hızlı koÅŸarlar.
«Yeni Dünya yüzgeç ayaklısı» (Heliornis fulica), donuk bir zeytunî rengindedir, başı, boynu ve kuyruğu siyahımsıdır. Başıyla boynunun yanları beyaz çizgilerle süslüdür. Gagası kırmızımsıdır, ayaklarında da garip siyah ve sarı şeritler dikkati çeker.

YENİ KALEDONYA’NIN UÇAMAYAN KUÅžLARI:KAGU’LAR

Çarşamba, Eylül 26th, 2007

KAGU
(Rhynochetos jubatus)

«Kagu», Avustralya’nın bin küsur mil doÄŸusundaki büyük Kaledonya adasında yaÅŸar. Yeni Kaledonya pullarında yer alan bu tavuk iriliÄŸindeki kuÅŸ, «Rhynochetidae» ailesinin biricik üyesidir. Ayaklarının parlak turuncusu gri tüyleriyle parlak bir tezat meydana getirir. Kagu, flört zamanlarında, beyaz ÅŸeritli kanat tüyleriyle tropikal Amerikalı uzak akrabası güneÅŸ tavuÄŸu gibi gösteri yapar. Hemen hemen uçamayan bu kuÅŸ özellikle geceleri faaldir. Eskiden Yeni Kaledonya’da yırtıcı memeliler yoktu. Fakat ÅŸimdi kedilerin, köpeklerin, domuzların ve farelerin adaya sokulmalarıyla ormanların büyük bir kısmının kesilmesiyle bu garip kuÅŸ, dölünün tükenmesi tehlikesiyle karşı kargıyadır.

Güneş tavukları Ve Harikulade Dansları

Çarşamba, Eylül 26th, 2007

Güneş Tavugu

Güneş tavugununun adı güneş balabanıdır.Güneş tavuğu, başka kuşlarınkine benzemeyen dansıyla meşhurdur: Kanatlarıyla kuyruğunu hemen hemen yatay bir at nalı şeklinde uzatır, bu semsiyemsi tertip ise vücudunu tamamen gözden gizler. Bu kuşun kanatlarının ortaları kahverengi, uçları siyah, gri ve beyaz, dipleri ise sarımsı zeytunidir. Şaşırtıcı dans, kanatların bu parlak renk kompozisyonunu göz önüne serer.
GüneÅŸ tavuÄŸu’nun ince bir boynu ve kafası vardır. Kafası siyahtır, gözün altında beyaz bir çizgisi bulunur. KuÅŸun gerdanıyla karnı beyaz, sırtı ise siyah çizgili gridir. Bu renk tertibi kanatlarla da bir araya gelince gerçekten göz kamaÅŸtırıcı olur,
Güneş tavukları böcekler ve küçük balıklarla beslenirler. Değneklerden, otlardan ve çamurdan yuvalarını batak ormanların bir ağaç kovuğuna yaparlar. Yumurtaları kızılımsı esmer üzerinde siyah işaretlidir.
Tabiat bilginleri güneÅŸ tavukları’ nı vahşî ve hain olarak tarif ederler. Bu kuÅŸlar yanlarına yaklaÅŸanlara derhal kanatlarını açarak saldırırlar. Fakat bir kere evcilleÅŸtikten sonra köpek gibi sahiplerinin peÅŸinden ayrılmazlar.

AÄžLAYAN KUÅž

Çarşamba, Eylül 26th, 2007

(Aramus scolopaceus)

Aynı aileden «ağlayan kuş», bu lakabını, insanın içine dokunan ağlamadan farksız, uzun feryadına borçludur. Bu ürkek kuş saklanmayı uçmaya tercih eder. Akrabası turnalardan farklı olarak çalılara, ağaçlara ve kamışlara tünemeyi sever. Amerika tropikal bölgeleri bataklıklarında çalıların içine yuva yapar. Tavuk iriliğindeki bu kuşun uzun bacakları ve uzun kavisli bir gagası vardır. Tüyleri beyaz çizgili bir zeytunî kahverengidir. Salyangozlarla ve suda yaşayan başka yaratıklarla beslenir. Bilimsel aile adı «Aramidae» dir.

UZUN BOYLU VE UZUN BACAKLI KUÅžLAR: TURNALAR

Çarşamba, Eylül 26th, 2007

TURNA ailesinin bir üyesinin Kuzey Amerika’nın en uzun boylu kuÄŸu oluÄŸu tesadüf deÄŸildir. Turnalar, uzun bacakları ve uzun boyunları olan gerçekten uzun boylu ve çok İri kuÅŸlardır. Genel olarak bataklıklarla ovalarda dolaşır ve böcekler, amiflbyumlar, hatta küçük memelilerle, ayrıca tohumlarla ve ot fillzleriyle beslenirler. Gagaları uzun, düz ve sivri uçludur. Bacakları çıplaktır. GeniÅŸ ve uzun kanatlarının üst tüyleri adamakıllı uzamıştır ve orak biçiminde kıvrılmıştır. DiÅŸileri zeytunî ve kahverengi benekli iki yumurta yumurtlar.Turna ailesinde (Gruidae), on dört tür olmasına raÄŸmen, Güney Amerika’da bunların hiç birine rastlanmaz. Buna karşılık dünyanın öbür kıtalarının hepsinde turna vardır. İkisi ise sadece Kuzey Amerika’nın yerlisidir. Turnaların kuzey türlerinin, göçlerde güneye doÄŸru uçarken kendilerine öz hacimli ve matemli bir çaÄŸrıları vardır. Nefes borusu bu kuÅŸlarda özellikle uzundur, bunun bir kısmı ise göğüs kemiÄŸindeki bir oyuÄŸun içine kıvrılarak yerleÅŸmiÅŸtir. Turnaların çaÄŸrısına bu büyük hacmini ve tannanlığım kazandıran iÅŸte bu tertiptir.

UÇAMAYAN CANLI FOSİLLER: MEZİT KUŞLARI

Çarşamba, Eylül 26th, 2007

MEZİTLERİN üç türüne sadece Madagaskar’da rastlanır. Bunların, uzun çaÄŸlar önce
bu adaya sığınmış ilkel bir su tavuğumsu grubun kalıntıları olduğu şüphe götürmez. «Bensoh su tavuğu» (Monias benschi) denilen bir tanesinin âdetleri tabiat bilginleri tarafından incelenmiştir. Neticede, bu kuşun uçamadığı, kumluk veya çalılık alanlarda yerde yaşadığı meydana çıkmıştır. Meyvayla ve böcekle beslenir. Kuşun yürüyerek, ya da hoplayarak içine girebildiği açık yuva sık bir çalının üzerindedir. Eldeki deliller, kuluçkaya oturma vazifesinin erkekte olduğunu göstermektedir.
«Bensch su tavuğu» göğsü benekli olan grimsi bir kuştur. Yüzünde siyah çizgiler bulunur. Görünüş itibariyle çöllerin bazı alaycıkuşgillerine benzemez değildir.